Thursday, October 28, 2010
cuf cuf part II
Yok yok Paul Cantelon ve illuminated uzerine tren soundtracki yok sanirim. Eh o da yol hikayesi. Endikasyonlari huzun ve naiflik. Kullanim dozu en fazla yarim saat ya da mor giymeye baslayip seansi bitirmek lazim. Bir ara yine soylemistim ama hele 70 lerle alinirsa extra naiflik bas gosteriyor, sonrasinda asla tartismalara girmeyin kesin kaybedersiniz 'ama ama ama' seklinde Dolmabahce'de elinde cicek sinifindan 30 adamla ayni kizi bekler gibi kalirsin.
Sent from Alessandro Del Piero's iPhone
Friday, October 15, 2010
seslerim
Gözlerini gözlerime dikmiş... Kaçırıyorum , yine buluyor... ‘’Sen, sen bana dokunuyorsun’’ dedi... ‘’Yüreğimde bir yerleri acıtıyorsun, ama anlatılmaz güzellikte bir şey.’’
Tanrım, bişey olsa... Aygaz kamyonu filan geçse... Aniden ceviz iriliğinde dolu yağmaya başlasa... Bu romantik ortamın içine etse... Ne oldu bu kıza , neler söylüyor...
‘’İyi ki varsın... İyi ki... Neye benziyo biliyor musun ? Eskiden kaldığım yurtta camlar, içerisi dışarıdan gözükmesin diye beyaz yağlıboyayla boyanmıştı.. O boya tabakasındaki küçücük bir delikten bakınca dışarıyı görüyordum ben... Hele baharda, öyle güzel gözüküyordu ki... İşte seninle olmak, o bembeyaz ya da siyah şeyin ortasında küçücük bahara bakan deliği bulmak gibi.’’
İşi şamataya boğmalıyım, yoksa fena olucak... Bu havada hayatta dolu yağmaz... Aygaz kamyonu filan geçiceği de yok... Kız resmen yerli film replikleri atıyor... Hayır, ben ters adamım, inanıveririm, dökülürüm, aşık olurum, betonlara çakılırım, asıl benim canım acır... Yerli film... Evet... Yerli film... Ordan sıçmalı muhabbete... En Ayhan Işık sesimi kullanarak, hınzır bi ifadeyle, ona Belgin Doruk muamelesi çektim... Misilleme olarak Yeşilçam öykülerinin değişmez repliğini attım...
‘’Bırak bu lafları, kaç para istiyosun onu söyle... Onbin, yirmibin?..’’
Esprime güldü... Güzeel... Ardı arkasına zincirler, konuyu dağıtırım... Gülmesi bitince, ‘’Bu da senin numaran’’ dedi... ‘’Zırhın delinsin istemiyorsun... Hesapta hiçbir şeyi ciddiye almıyorsun... Aslında , sana göre hayat o kadar ciddi ve acıklı ki... Böyle bir numaraya gerek yok... Koyver gitsin kendini.’’ Gözlerime anne anne bakıyor... ‘’Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da bayan’’ dedim, Ayhan Işık sesimle...
Dedim, ama mümkün değil... Saatlerce bana inanılmaz sevgi sözcükleri sıraladı...
Ben ise ona yerli filmlerin değişmez repliklerinden attım durdum... Sırasıyla Necdet Tosun, Sami Hazinses, Cilalı İbo, Turist Ömer, Ediz Hun... Hatta bi ara ayağa kalkıp ‘’Ayy-gaaz’’ diye bile bağırdım...
Sözünü ettiği yağlıboyadaki küçük delikten zırhımı açmasına asla izin vermedim... Yıkılmadım, yavşamadım, kendimi asla açmadım... Erkeklik gururuma, değmesindi yağlıboya...
‘’Korkucak bişey yok’’ dedi... ‘’Ben sana ne yapabilirim ki?’’
‘’Çok şey’’ dedim... ‘’Çok şey’’ derken kendi sesimi kullandığımı fark ettim. Hemen kendimi toparlayıp Ediz Hun, Ayhan Işık, Figüran Osman ve Erdal İnönü sesleriyle ayrı ayrı üç kez ‘’Çok şey’’ demeye çalıştım... Ama üçünde de kendi sesim çıktı...
Sonra... Sonra, yine yerli filmlerdeki gibi takvim yaprakları uçuştu... Ben onu hiç aramadım... Bir gün aklıma fena düştü,aradım... Aslında aramadım... Telefon açtım.
O, ‘’Alo... alo’’ dedi, ben sustum... Aniden, ‘’Susarken bile Ayhan Işık taklidi yapıyorsun’’ dedi... Anlamıştı... Aslında belki de tek sorun, gerçekten anlamasıydı...
‘’Ne fena diil mi? ‘’ diye sürdürdü... ‘’İnsan hep çok sevilsin diye uğraşır... Sevilince de ödü patlar...’’ Sustum... ‘’Belki de sen haklısın, o zırh ne kadar kalın olursa, o kadar iyi.... Artık arama olur mu?’’ dedi. ‘’Ve sakın üzülme... O öyle nalet bi zırh ki ; sen bile içerden delemezsin.’’
Yine sessizlik... Derken, Belgin Doruk gibi son cümlesini söyledi... ‘’Hesapta kendini koruyordun ama yine acı çekiyorsun... Boşver... Ne diyorlardı... Gençsin, unutursun.’’
Genç miyim, unutur muyum?.. Telefonu kapadım... Sokağın köşesinden, yırtınarak bir Aygaz kamyonu geçip gitti...
Sidika / Opucuk Baligi Fabriga - Atilla Atalay
Friday, May 21, 2010
vitaminler avuc avuc, siren sesleri her yerde

Sabah 6, jfk 17°. Gunun ilerleyen saatlerinde 28°,arti nem, esittir 30 yas ve ustu!
Tuesday, May 11, 2010
cuf

photo by osvaldozoom
Bu kadar mi sevilir trenle seyahat etmek! Senede 1 bilemedin 2 kere firsatim belki oluyor, cogu zaman daha seyrek hatta. Her turlu varyasyonuna varim.. ister kulaginda en yol sarkilari, ister elinde sayfalari cevirirken, ya da sadece kafanda dusunceler gecmis-gelecekle ilgili mcflycilik oynuyorsun. Hepsine eslik eden birsey var ki penceredeki slideshow.. bazen saniyede level atlayan dunyalar. Gidecegim yerin de hic onemi yok bu arada, cok aptal bir sebeple fatura odemeye bile gidiyor olabilirim bir yere (hic de trenle fatura odemeye gitmisligim yok ya misal iste), yada sebep bile olmayabilir..ayni lisede sirf vapur-bogaz ugruna yaptigimiz kadikoy-besiktas seferleri gibi. Muhim olan o yol iste, sirf o trende gecen zaman dilimi. Ah firsat da ayagima geldi al da at pozisyonu, en klise sekliyle 'hayat da oyle degil mi ama' ya baglayabilirim bunu :) Tamam dogru, kesinlikle katiliyorum ama birseyin herkes tarafindan bu kadar fazla soylenmesi biraz sinir bozucu, daha dogrusu bunun hayatin anlamini verir sekilde yapilmasi. En entellektuel sekilde dergi, kitap veya benzeri platformlarda sanki kendi kesfetmis gibi bunu aktarmak. Tamam kabul ediyorum klise dusmani bir yapim var her ne kadar kullanmayi da cok sevsem de cesitli amaclar ugruna.. dillere pelesenk -bu lafi da cok severim cocuklugumdan beri arjantinli bale oyuncusu adi gibi, muazzam bilgim vardir arjantin bale camiasiyla ilgili :)- olan pek cok tabir hizla gozumden dusmeye adaydir. Pelesenk diyince yine cocuklugumun en guzel kelime obeklerinden, daha dogrusu ozel isim kendisi Nubar Terziyan amcacim var. Her 6 ayda bir unuturdum ismini, sonra bir saat ugrasir, hatirlayinca da deli gibi sevinirdim..cocukluk iste. Bir de Clementine vardi oyle, "ya hani balonda boyle ucuyoo" seklinde hatirlatma calismalari ve nihayet mutlu son. Hah bir de Gremlins'in muzigi vardi boyle periyodik unutup hatirladigim, di ni ni din di din di ni ni din di din din di din di ni ni ni rin nin :P Bunlari hatirlayip sevindigimiz anlara naif bile diyemiyorum, kelime yok, tarifi yok. Simdi nelerden mutlu olunamadigini gorup o zamanki tatmine ozeniyor insan. Goruldugu uzere trenle baslayip iyi acilmisim, ozune donersek konunun, super bisiy busiy diyerek yasasin tren yolculuklari hey nidasi ve ilkokul coskusuyla mektubumu bitiriyor ve pencereyle olan beraberligimize kaldigimiz yerden devam ediyoruz!
Thursday, May 6, 2010
Thursday, April 8, 2010
cinquantamila lacrime

Italyanca baslayan hafta ayni sekilde hatta daha muhtesem devam ediyor..
Izleyin ya da asagida dinleyin.
Babelfish kesmedi, sozleri cevirene istedigi sehirde aksam yemegi..!
Nina Zilli feat. Giuliano Palma - 50 Mila
Tuesday, April 6, 2010
sanirim delirium

Gecenlerde (dedigime bakmayin sanirim bi 4-5 ayi var) basimdan gecen birbirinden ilginc ve onemli, uzerinde durup dusunulmesi ve analiz edilmesi gereken olaylar serisinden sadece biri...
Hani bazi anlar vardir, delirme ibareleri olarak adlandirir ve hah dersiniz tamam oluyorum ben ki cakirkeyif arkadaslar kendileri icin diger bir anlamda kullanirlar zira konumuzla alakasi yoktur. Gerci hali hazirda deli olan yazar icin boyle bir ibare arkada kalmis yon tabelasi tadinda birseydir, hani coktan gectik artik yolumuza bakalim semra hanim koy ordan bir kaset de nesemizi bulalim durumu :) Neyse yine de o ibarelerden birine pek bir guldum olay sonrasi (deli iste). Bizim burda cekirgeler vardi epeyi bir ara sirketin yanindaki yesillik alanda ve ben de arada cikip hava aliyorum, rahatliyorum falan.. o gun yine cekirgenin biri zipladi, zipladi onumde durdu.. yanastim cekirgeye dedim "bak bir ziplarsin, iki ziplarsin sonra ucuncude.." derken cekirgeyle ciddi ciddi konustugumu farketmemle koptum zaten dedim napiyorsun sen diye! Her kotu veya luzumsuz espri veya aninin kurtaricisi "ama orda olup yasamak laaazim..gerceaktennn" ile bagliyim durumu ;) ya da uzerime gelmeyun beni delu etmeyun demis olayim ve anlayan anlamis olsun.
Son Dakika Hava Durumu | Gecen Sali 18° gunesli - Carsamba 0° ve karli - Bugun 8° acikti 1 saat oncesine kadar su an 0° ve bembeyaz - Cuma 16° olacakmis! Demek ki Istanbul'un havasi degil sadece dengesiz olan..


