Uc farkli zaman dilimi, uc apayri sarki, ucunu de zevkle dinliyor(uz)duk...
Sunday, August 14, 2011
Wednesday, August 3, 2011
d'oh!
Male version: She wants it too! Actually ‘No’ is ‘Yes’ so push!
Female version: He’s in to you! He did it on purpose just to make you jealous! He likes you! He’s in love with you!
Bknz: Tarik-Bubik or Alper-Ada.
Female version: He’s in to you! He did it on purpose just to make you jealous! He likes you! He’s in love with you!
- Totally!
Even animals learn from experience. We’re still Homer Simpson generation! Of course there’re exceptions but still.. so then, Bam! Pek sevgili idgie’nin de surekli kullandigi gibi, ve artik… perception is reality!
lutfen cocuklari pistten alalim
Yine uzuuun bir ara, ve bu sefer fitili atesleyen sinir bozan isyan icgudusu. Buyuk bolumunu malum ayriligin olusturdugu bu arada su ana kadar daha onemli,ilginc ve kayda deger anlar olsa da acilis bu ‘kutsal kurum’a denk geldi.
Bugune kadar pek cok yakin arkadasim da dahil olmak uzere hatiri sayilir orandaki tecrubemle ciddi bir nikah-dugun katilimcisi olarak takriben 10 senedir bu gorevimi idame ettirmekteyim, ozellikle son 5-6 yillik surecte en sade nikahindan en satafatli dugune kadar zengin bir icerige goz atma sansim oldu. Girisi cok uzatmadan son olarak burada uzum yemek amacimiz bagcilar benim kardesim :) o yuzden evli kardeslerim alinmasin, oturmus bu sisteme isyanimiz cok da fazla baska secenegi olmayan insanogluna degil.. en azindan direkt olarak degil :) Sonucta dillendirilecek cumleleri simdiden duyabiliyorum bekara hatun bosamaktan tut seni de gorucez arslanim tarzina kadar, ve burada tek siginagim ‘allahim bari bu laflari yedirtme’den oteye gidemez :)
Izdivac hadisesinin bu kadar sektorlesmesi gercekten can sikici. Tabi ki belli ritueller ve kliseler yapilmak zorunda, hele ki olay bir anlamda aileler evleniyor boyutunda vuku buluyorsa. O yuzden bu konuda cok da disaridan yasamadan yorum yapmak dogru degil belki ama olan biteni gormek ve anlamak icin de illa kendinin evlenmesine gerek yok, yakin-uzak cevrende bile gozlemleyip kavrayabilirsin durumu. Yine de savundugum sey ideal olana -en azindan kafamda- daha yakin. Su ana kadar carkin disina cikip da tum bu curcunayi elinin tersiyle iten arkadasim yok, kim bilir belki de gizli bir olusumun uyesi oluyorsundur teklif ettiginde veya evet dediginde ve kararlari artik sen alamiyorsundur sirket yapman gerekenleri soyluyor ve seni yonlendiriyordur, eger soylenenleri yapmazsan sevdiklerin tehlike altinda oluyorlardir bilmiyorum! ‘the company’ hesabi, “butun masalari dolasacaksiniz tamam mi hem de bizim istedigimiz sirayla yoksa kucuk kuzen berkay’i bir daha goremezsiniz!” ya da “fatih urek’in sarkisinda butun li li leri soyliyeceksiniz aksi takdirde salon takimina kayinvalideler karar verir!” veyahut “Su ana kadar kazandiginiz ve cok daha anlamli sekilde kullanacaginiz bizim belirleyecegimiz miktari soyledigimiz oranlarda kuyumcu, fotografci, kiyafetci, mekanci, cateringci, organizasyoncu, mobilyaci, cicekci, ulasimci, simitci, kahveci, gazozcuuu esnafa dagitacaksiniz yoksaaa bundan sonraki tum tatillere dort bir yaniniz ufak cocuklu ailelerle cevrili deniz otobusuyle gidip gelirsiniz!”
Tamam sonuncusu cok agir oldu, dusmana yapilmaz :)
Neticede cok uzatmayalim ama bencil olmanizin mazur gorulebilecegi ender gunlerden biri bu hayatta, herseyden once sizin mutlu mesut bahtiyar olmaniz gereken ve caniniz istedigi gibi sekil bulmasi gereken bir gun. Aylar oncesinden baslayan stres ve sikintili gunlerin sonucunda ne oldup bittigini anlayamadiginiz fakat deli yoruldugunuz Murphy kanunlarinin sonuna kadar gecerliligini korudugu bir gece. Katilana kalan ordovr tabaginin ertesi gune etkisi ve elde bir adet balmumu gelin ve damat fotografi, terli kisimda patlamis flas ve gecenin bitmesinden saatler sonra cozulen yarim ay siritis.
Bu mudur? Budur!
Olacak o kadar jenerigiyle bitirelim “arada bir dilimiz surcer ise affola, tutmasini biliriz de kemigi yok bunun..”
Tuesday, August 2, 2011
Thursday, December 9, 2010
island in the sun
Sayili saatler kala, ne kadar uzun veya kisa olacagi belirsizken henuz yine de eger olacaksa gunesli bir mayis gunu donus, guzel olurdu bu klibi yasamak.. and I mean literally! ;) Hip hip
Bortlenlerin gucu adina!
Earth angel sabahi muazzam birsey olup Gummi Bears a.k.a Cesur Ayilar’i cikartti karsima o an iletememistim. Bttf basta omak uzere cocuklugun en guzel yanlarindan biri o donemki sci-fi filmleri izlemekti, o zamanlar icin muthis cekici bir dunya dalip gidiyorsun… Onun disinda her haftasonu sabah sirf bu ‘ayilar’ yuzunden erkenden kalkar televizyonun onunde oturup bagdas kurar pek bir keyifle izlerdim. GummiBerry juice denilen benim bortlen diye hitap edip tee su esek yasima kadar ayni telaffuzla kullandigim sihirli surubu tuketip zip zip ziplarlardi keratalar.
Eksi Sozluk'ten: "kucukken, "ben de cesur ayi surubu icmek istiyorum" diye annemin basinin etini yememe, annemin sonunda dayanamayip gudik bir seyler hazirlayip bana bunlarin surubu diye kakalamaya calismasina ve surubun bende beklenen etkiyi yaratmamasi uzerine annemle aramin acilmasina sebep olmus cizgi film idi."
Episode 1 ;)
Friday, November 26, 2010
earth angel
Bttf Trilogy'ye tekrar kavusacagim su gunlerde ozellikle bu sahneye paralel durumlar hayatimda devam ediyor. Marty'nin baloda 'Earth Angel' i soyledigi sahne ve araya giren baska bir cocuk yuzunden babasiyla annesinin dansinin yarim kalmasiyla yavastan yukaridaki fotograftan silinen kardesleri. Tam kendi de silinecekken karakterinin disinda cesur bir hareketle George McFly bu sefer Lorraine'i kollarina alir ve oper, eh birden ayaklanip canlanir bizim cocuk Marty tabi.
Su anda bende olan ise sanirim George bazen o kadar da hizli hareket edemeyebiliyor ve fotograftan siliniyor bazilari... bazen de bir yumruk tekrar ve photoshop mucizesi, bir yere gitmedim burdayim!
Cani saolasicalar ;)
Earth Angel scene & song
Subscribe to:
Posts (Atom)









